ÇEKİM YASASINA UYMA İLE OBSESİF OLMA ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

ÇEKİM YASASI

Dünyada bir kitap ile gündeme gelen çekim yasası zaman içerisinde kişisel gelişim yazarlarının ve kişisel gelişime ilgi duyan herkesin dikkatini çekti. Peki çekim yasası nedir? Çekim yasası herhangi bilimsel nitelik taşımayan hatta kanıtlanmamış haliyle de milyonlarca insan tarafından kabul edilmiş bir kişisel gelişim terimidir. Çekim yasası İnsanların düşünce gücüyle, olabilecek her türlü olayı veya durumu yönlendirebileceğini ileri sürer. Bu görüşe göre eğer olumsuz durumları düşünmezseniz hayatınızda hiç olumsuz bir durum olmaz, olumlu durumları düşünmek ise her zaman olumlu durumu getirecektir. Eğer çekim yasasına göre şu an dünyada veya hayatımızda olan olayları düşünecek olursak, iş yerinde mobbinge uğrayan insanların psikolojik baskıdan kaynaklanan mobingin sebebi olarak mobingi istedikleri sonucuna ulaşırız. Ya da çok fazla yağlı yiyecek tüketmenin vücudumuzda yağ oranını arttırmasının sebebi olarak yağlı yiyecekleri tüketmemiz değil, yağlı yiyeceklerin kilo aldıracağını düşünmemiz gösterilebilir.

“Evrene olumlu mesajlar gönder, evren sana olumlu dönütler versin.” Hatta bu o kadar ileri bir boyuttadır ki, evrenden sürekli isteklerde bulunmamız ve bu istekler hakkında ne kadar olumlu durum varsa bunları düşünmemiz gerektiğini anlatır çekim yasası. Olumsuz düşünmek kesinlikle sonucu olumsuz yapacaktır, ne oluyor peki bu evrene? Çekim yasasına göre eğer bir plan yapıyorsanız ve bu planın hiçbir ayrıntısında aksaklık yaşamıyorsanız, o planın olmama ihtimaline karşılık yedek bir plan yapamıyorsunuz. Çünkü yedek plan yapmak ilk yaptığınız planınıza güvenmediğiniz hakkında olumsuz bir düşünceyi evrene göndermeniz demek oluyor. Sonuç olarak ilk plan her halükarda tutmayacak olan bir plan oluyor. Peki, bir sabah işinize giderken her gün kullandığınız yolda çalışma olduğunu ve her gün kullandığınız yolun kapalı olduğunu düşünün, başka bir yol kullanarak işinize gittiğinizi varsayın. Siz evden çıkarken her gün kullandığınız yolda çalışma olduğunu biliyor muydunuz? Oysa hiç olumsuz mesaj göndermemişken evren neden size yolu kapattı? Veya ağustos ayında tatile giderken yanınıza bir hırka almanız soğuk olma ihtimalini düşünme ve fizyolojik olarak kendinizi koruma isteğinizden kaynaklıdır. Siz soğuk olmayacağını bütün olumlu düşüncelerinizi de kullansanız, sahilde esen soğuk gece rüzgarını olumlu düşüncelerle engelleyebilir misiniz? Yoksa esen rüzgarın sebebi hırkayı yanınıza alacak kadar olumsuz düşünmeniz mi? Bu örnekler çoğaltılabilir.

Kişisel gelişimciler evrene olumlu mesajlar göndermenin birçok adımının, yolunun olduğunu söylüyorlar ve yazıyorlar. Olmasını istediğiniz her ne varsa o iş için stres yapmamanızı evrenin sizin yerinize stres yaptığını bile söyleyenler var. Peki ne zaman gördünüz yeterli ders çalışmadığı sürece iyi derece yapan bir öğrenciyi? Bizler olmasını istediğimiz bir hedef için çaba göstermezsek, optimum düzeyde stresli olmazsak, hedefe ulaşmamız ancak rüya olabilir veya çok büyük bir şans olur.

ÇEKİM YASAM OBSESYONUM OLDU!

Bütün bunlarla beraber son zamanlarda çekim yasasına uymaya çalışan insanlardaki en yoğun problemlerden biri, kişi eğer olumlu düşünmezse ve olumsuz durumlar gerçekleşirse sadece kendisi olumsuz düşündüğü için olumsuz durumla karşılaşmasından kendisini sorumlu tutmaya başlıyor. Aklına her olumsuz düşünce geldiğinde bunu kovmaya çalışıyor, yok sayıyor ve o olumsuz duruma hazırlanmaktan da kaçmış oluyor. Olumsuz bir koşula hazırlıksız yakalanmak daha büyük olumsuzlukları beraberinde getirir. Dolayısıyla insan doğasında hali hazırda var olan kendini koruma iç güdüsü hasar görmeye başlıyor. Ayrıca kişilerde olumsuz düşünmeye karşı olumlu düşünmeliyim obsesyonları gelişiyor. Büyük babasının çok yaşlı olduğunu ve yakında hayatını kaybedeceğini düşünen biri, bir hafta sonra büyük babası kalp krizi sebebiyle hayatını kaybettiğinde bu durumdan tamamen kendisini suçlayabilir. Çünkü düşüncelerinin ölüme sebebiyet verdiğini düşünür ve buna engel olabilmek için bazı zihinsel ritüeller gerçekleştirebilir. Olumsuz bir durum aklına geldiğinde 1’den 10’a kadar saymak gibi. Bu kendisi için gerginliği azaltan bir güvenlik arayışıdır aslında.

Genel olarak baktığımızda, insan doğasını doğru anlamalı ve doğamıza uygun hareket etmeliyiz. Olumsuzu düşünmek bizi tehlikelere karşı korur ve temkinli olmamızı sağlar. Her düşüncenin olumlu olması hazır bulunuşluğumuzu zedeler, dolayısıyla daha az zarar görebileceğimiz bir durumdan çok daha fazla zarar görebiliriz. Çekim yasasına uymaya çalışırken obsesyonlar kazanmak çoğu kişinin başına gelmektedir. Eğer bu durumdan korunmak istiyorsanız, sizi doğduğunuz andan beri korumaya çalışan iç güdülerinize ve aklınıza güvenmeye devam etmelisiniz.

 

Psikolog Nazlıcan Toklu

Çocuk Ergen Terapisti/Aile Danışmanı

Randevu İçin: 0322 402 09 09

bir yorum bırakın