ÇOCUĞUNUZDA YEME BOZUKLUĞU OLDUĞUNU NASIL ANLARSINIZ?

YEME BOZUKLUKLARININ KAYNAKLARI

Yeme bozukluğu, özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik dönemindeki bireylerde gözlenen tıkınırcasına yemek yeme durumu veya hiç yememe ile karakterize psikolojik bir problemdir. Yeme bozukluklarının başında Anoreksiya Nervoza ve Bulimiya Nervoza gelir. Kişilerin bu gibi problemler yaşama sıklığı teknoloji ve sosyal medyanın etkisiyle artmıştır. Peki sosyal medyanın bu duruma ne gibi bir olumsuz katkısı vardır? Sosyal medyada herkes güzel, fit, bakımlı ve hoş görünmek için çok fazla çaba sarf etmektedir. Bu görüntülerin gençler üzerindeki etkisi ciddi boyutlardadır. Kendi doğal hallerini beğenmeyerek zamanlarını sürekli güzel buldukların insanların fotoğraflarına bakıp asla onlar gibi olamayacaklarını düşünerek geçirirler. Bu durum normal kilolarda olsalar dahi Anoreksiya Nervoza veya Bulimiya Nervoza gibi rahatsızlıklara sebep olur. Bu rahatsızlıklarla mücadele edenler arasında, kadınlar, erkekler, her türlü sosyal statüye sahip olanlar, ekonomik olarak çeşitli düzeylerde olanlar ayrım gözetmeksizin bulunurlar. Yeme bozuklukları kişilerin canına mal olacak düzeylere ulaşması açısından tehlikeli psikolojik sorunlardandır. Genellikle fazla olduğunu düşündükleri kilolarından kurtulabilmek için bu problemi çevrelerindeki kişilerde saklamaya çalışırlar. Bu durum tanı almalarını ve tedaviyi geciktirmektedir.

Kişilerin kilolarıyla veya ölçüleriyle ilgili incitici sözler söylenmesi, çocukluk çağı çeşitli travmalar, aile içinde geçimsizlik, psikolojik, fiziksel, cinsel istismar veya ihmal gibi sebepler yeme bozukluklarının sebepleri olarak gösterilebilir.

ANOREKSİYA NERVOZA

Kişiler çok fazla zayıf oldukları durumda dahi çok kilolu oldukları düşüncesindedirler. Bedenlerinin çeşitli yerlerinden dolayı sürekli rahatsızlık duyarlar, rahatsızlık duydukları bölgeleri düzenli olarak ölçme eğilimindedirler. Sürekli olarak tartılırlar ve kilo alma riskini ortadan kaldıracak her türlü etkinliği yaparlar. Çok az uyumalarına rağmen çok aktiftirler. Çok ağır sporlar yaparlar, bu spordan kaynaklı vücutlarında morluklar gibi deformasyonlar oluşabilir. Ayna karşısında çok fazla zaman geçirirler, o anlarda en çok düşündükleri konu ise ne kadar kilolu ve çirkin olduklarıdır.

BELİRTİLERİ

  • Kişinin diğer bütün insanlara göre normal sınırlarda veya normale yakın olan kilosunu kabul etmek istememesi,
  • Kadınlarda en az 3 ay adet döngüsünün görülmemesi durumu,
  • Kişiye bedeninin bir bölümünün ya da tamamının bozulmuş şekilde görünmesi ya da kişinin öyle hissetmesi,
  • Kişinin kilosunun artışıyla alakalı aşırı derecede kaygı duyması
  • Çok acımasız diyetlere zaman zaman ağır egzersizlerin eşlik etmesi
  • Düzenli kilo ve ölçümlerin tekrarlanması gibi belirtiler anoreksiya nervozada gözlenmektedir.

 

BULİMİYA NERVOZA

İnsanların yine anoreksiya nervozadaki gibi kilolarından ve dış görünüşlerinden hoşlanmaması ile karakterizedir. Bulimiya nervozası olan kişilerin öz güvenleri çok eksiktir ve çoğu zaman temelde bir psikolojik problemin bastırılmasından kaynaklı yeme bozukluğuna sahiptirler. Genellikle kimsenin görmeyeceği yerlerde abartılı şekilde diğer insanların yediğinden fazla yerler ve sonrasında yedikleri besinleri vücutlarından atmak için çaba gösterirler. Özgüven eksikliğinden kaynaklı kendilerini fiziksel güzellikleri ile sosyal ortamlarda veya aile ortamlarında kabul ettirebileceklerini düşündükleri için kilolarını kontrol etmektedirler.

Kişiler besinleri vücutlarından atabilmek için istemli bir şekilde parmak atarak kusma yöntemini ve doktor tavsiyesi dışında lavman gibi bağırsak çalıştırıcı ilaçları veya maddeleri kullanırlar.

BELİRTİLERİ

  • Vücut ağırlığının ve görüntüsünün sürekli olarak dengesiz şekilde artıp azalması,
  • Yemek borusunda mide asidinden dolayı deformasyonların olması,
  • Parmak yardımıyla kusulduğu için parmaklarda asit kaynaklı kızarıklıklar veya alerjilerin olması,
  • Boğaz, dil ve ağız içlerinden yine kusma kaynaklı yaraların olması,
  • Bağırsak florasının, bağırsak çalıştırıcı ilaçların sürekli kullanımı dolayısıyla bozulması,
  • Temelde psikolojik olarak depresyon veya anksiyetenin görülmesi,
  • Sürekli doyma noktasının çok üstünde ve hızlı yemek yeme gibi belirtileri bulunmaktadır.

TEDAVİ SÜRECİ

Öncelikle yeme bozukluğu sorunu olan bireyler bir tür psikoeğitimden geçirilirler ve bilişsel davranışçı terapi teknikleri ile yeme konusundaki yanlış inançların yerine doğru inançların yerleştirilmesi ile tedavi gerçekleştirilir. Kişilerin yeme bozukluğunun temelinde yatan probleme odaklanılarak çözümün kalıcı olması sağlanır. Kişiler tedavi sonrası en az 3 yıl tekrarlama riskine karşılık 2-3 ay aralıkla ara seanslara alınırlar.

 

Psikolog Nazlıcan Toklu

Çocuk Ergen Terapisti/Aile Danışmanı

Randevu İçin: 0322 402 09 09

 

bir yorum bırakın