AİLEDE ZOR GÖREV: ELÇİ ÇOCUK OLMAK!

mutsuz aile

Aile, çocuklar için davranışların, düşüncelerin, duyguların, gelenek ve göreneklerin, içinde yaşanan kültürün özelliklerinin öğrenildiği toplumun en küçük yapı taşı ve aslına herkes için öncelikli bir eğitim alanıdır. Ailelerin bu ilk eğitim alanlarında çocuklarına nasıl öğrettikleri kadar neyi öğrettikleri de çok önemlidir.

Eşler kendi ailelerinde verilen eğitimi sindirememişlerse başka bir deyişle bir birey olarak içselleştirememişlerse çocuklarına verdikleri eğitimlerde de tutarlı ve istikrarlı olmakta zorlanacaklardır. Diğer yandan anne ve babalar karı koca olarak evlilik ile ilgili hayal kırıklıklarına sahiplerse bir ya da birkaç çocuğun sorumluluğu veya eğitimi onlara fazladan yüklenen bir sorumluluk olarak görünecektir.

ÇOCUKLARINIZ SİZİN YARIM BIRAKILMIŞ İŞLERİNİZİ TAMAMLAMAK ZORUNDA DEĞİLDİR

Kendi öz güveni çok yüksek olmayan ebeveynler çocuklarını toplum içinde yüceltmeye çalışacaklar ve öz güvenlerini tazelemek için bir araç olarak göreceklerdir. Çocuk ebeveynlerinin davranışlarını onaylamadığını ifade ettiğinde ise ebeveynlerin zaten zedelenmiş olan öz güveni ve benlik saygısı daha da yara alacak ve çocuğun eğitimi konusunda zorluklara yol açacaktır. Bazı aileler ise çocuklarını kendilerinin bitirilmemiş işlerini yapabilecek olan uzantıları şeklinde görürler. Çocuklarının kendi gerçekleştiremedikleri hedeflerini gerçekleştirmesini isteyecekler ve eğer çocuk ebeveynin gerçekleştiremediği hedeflerine ulaşamazsa veya hedeflere ulaşmak istemezse yine hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Kendilerinin isteyip de elde edemedikleri şeylere sahip olması gerektiğini düşünecek ve eğer sahip olamazsa veya sahip olmak istemezse yine hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Aslında bu istekler bütün ebeveynlerin çocukları için istediği doğal isteklerdir. Bazı durumlarda anne ve babanın çocuk üzerindeki istek ve arzuları çatışır, çocuk kendisini annesi ve babası arasında sıkışmış halde bulur. Böyle bir durumda çıkabilecek en büyük problemlerden biri ise ebeveynlerden birinin çocuğu kendi tarafına çekmeye çalışıp diğer ebeveyne karşı kullanmasıdır.

Başka bir problem ise iki ebeveyn arasında iletişim elçisi rolü yüklemektir. Çocuk ebeveynlerin iletişim kurması için aracı rol oynar ve bu çocuğun taşıyabileceğinden fazla sorumluluğu omzuna yüklemek demektir. Çocuğu baskın ebeveyne karşı yatıştırıcı olarak kullanmak da diğer bir problem olarak sayılabilir. Eşler arasındaki bu çatışmanın sonucunda çocuğa bir çok gizli mesaj gönderilecek ve ebeveynler -benim yanımda ol- mesajını çevirerek -benim gibi ol- yapacaklardır. Çünkü yukarıda bahsettiğimiz gibi ebeveynin nihai hedefi kendi bitirilmemiş işlerini yeni yetişen bir çocuğun bitirmesini sağlamaktı.

Çocuğun cinsiyeti de çatışma taraflarını belirleyen önemli unsurlardan biridir. Çocukla aynı cinsiyette olan ebeveyn kendi hedeflerine ulaşacak bir uzantı olarak görmeye ilk olarak cinsiyetle başlar. Bu sebeple daha çok sahip olduğunu daha çok hakkı olduğu düşüncesi yerleşebilir. Çocuk aynı cinsiyetten olmayan ebeveyn tarafından yeni bir potansiyel rakip olarak algılanacak ve bu tabi ki evliliğe daha çok zarar verecektir.

Çocukların karşılaştığı savaş cümleleri şu şekilde olabilir:

– Babasının oğlu!
– Annesi kılıklı!
– Babasına çekmiş!
– Erkek işte başka ne beklenir ki?!
– Aynı babana benzedin keşke kız olsaydın bari bana benzeseydin!

Anne ve babalar unutmamalı ki her insan birbirinden farklıdır, tektir, biriciktir. Dolayısıyla kendileri anne ve babalarının uzantıları olmadıkları gibi çocukları da kendilerinin uzantıları değillerdir. Çocuklar sizlerin haberciniz, elçiniz, iletişim kanalınız değildir. Toplumumuzda insanlar çocukları olmadan önce yalnızca çiftlerdir, çocukları olduktan sonra tam bir çekirdek aile olurlar. Ailenin en önemli yapı taşı bu durumda çocuktur. Tartışmalar çiftleri çok yıpratır fakat çocukları daha çok yıpratır. Çocuklar dünyayı ve çevrelerinde olan olayları veya durumları yetişkinlerin algıladıkları gibi algılayamazlar. Karmaşık durumların içinden çıkamazlar bu da çocuklarda öz güven problemlerine, akademik başarı düşüklüğüne, sosyal becerilerinin körleşmesine, akran ilişkilerinin bozulmasına yol açar. Eğer aile içi iletişiminiz sağlam bir zemine dayandıramadığınızı düşünüyorsanız mutlaka bir aile danışmanlığı uzmanından destek alınız. Evliliğinizi kazanmak daha da önemlisi çocuğunuzun geleceğini kazanmak için zaman kaybetmeyin!

Psikolog Nazlıcan Toklu

Çocuk Ergen Terapisti/Aile Danışmanı

Mutlu Aileler İçin Randevu: 0322 402 09 09

                                                         0530 832 14 81

mutlu aile

bir yorum bırakın