Sınav Sürecinde Ebeveyn Tutumları Nasıl Olmalı?

Sınav Sürecinde Ebeveyn Tutumları Nasıl Olmalı?

Sınav kaygısı, sıklıkla öğrencilerin karşılaştığı durumlardan biridir. Sınav öncesinde veya sırasında artan kaygıları ve panik durumlarını ortaya çıkaran olağan bir durumdur. Sınav sürecinde ebeveynler olarak tutumlarımızı ve kaygılarımızı bu süreçte çok önemli bir rol oynayabiliyor. 

Sınav Sürecinde Ebeveyn Olmak

Pandemi sürecinin de getirdiği belirsizliklerle birlikte çocuklarımızın kaygıları oldukça bu dönemde arttı. Sınav dönemleri yaklaştıkça yaşadığımız korkuları, karnımıza giren o ağrıları yaşadığımızı hatırlarız. Bu hoşa gitmeyen durumlarımızda çocuklarımızı görünce, bazen nasıl yardımcı olacağımız konusunda çelişkiler yaşayabiliyoruz. Bu dönemde kaygılarımızda çok artabiliyor.

Kaygı işlevsel düzeydeyken bir motivasyon kaynağıdır. Seviyeyi doğru yerde tuttuğumuz sürece sorunumuz olmaz. Ancak doğru yerde tutamadığımız zaman kaygımız gereğinden fazla boyutlara ulaşabilir. Bu tepkilerin sonucunda dikkat dağıtan, motivasyon kaybettiren ve hatta fiziksel semptomlara neden olan bir durum halini alır. Kaygılı anne ve baba olduğunda direk çocukta da bu kaygı yoğunluğunu yaşarız.

Sınav kaygısını iki ayrı boyutta inceleyebiliriz. Öncelikle “endişe”. Endişe sınav sonucu ve sonrası için yaşayacaklarımıza yönelik olumsuz düşüncemizi ve beklentilerimizi kapsar. ‘Başarılı olamayacağım. Başaramayacağım. Çevremdekileri hayal kırıklığına uğratacağım.’ gibi düşünceler endişe yoğunluğumuzu artırır.

Sınav kaygısının ikinci boyutu ise “yoğun duyumsamalardır”. Kaygılarının bizi uyarması sonucu, bedenin verdiği tepkileri olarak tanımlarız. Olumsuz düşünceler bedenimizde mide bulantısı, kalp çarpıntısı, titreme, nefesi almakta zorlanma gibi duyumsamaları vücudumuz yaratır ve bu durum bizi rahatsız eder.

Sınav Sürecinde Ebeveyn Tutumları

Çocuğumuzun yaşadığı kaygılar bu şekildeyken sınav sürecinde ebeveynler olarak istemeden bu kaygıyı destekliyor olabilir miyiz? Bunu kontrol etmenin en iyi yolu, önce ebeveynler olarak kendimizi, sonra çocuklarımızı sakinleştirmeliyiz. Birlikte biraz da kaygıları arttıran ebeveynlerin tutumları burada önemli rol oynar.

Bu tutumlarımızdan birincisi ise, sınav sürecinde ebeveyn olan birçok kişinin yaptığı ‘Gerçekçi olmayan beklentiler koyma tutumu.’ Örneğin çocuğunuzun sayısal yeteneğinin çok iyi olmadığını görüp, onun mutlaka bir doktor ya da öğretmen olmasını istemek gerçekçi olmayan bir beklenti. Bu durum sınav sürecinde ebeveynler olarak sizin için kaygı yaratacağı gibi, çocuğunuzun da kaygı seviyesinin de yükselmesine sebep olur.

İkinci tutum ise, yine ebeveynlerin fark etmeden en sık yaptıkları tutumlarından biri; kıyaslama. Kıyaslama çocuklarınızın benliğine, özgüvenine ve içsel motivasyonuna ciddi zararlar verebiliyor. Bu tutumlarınız, belki de en çok kaçınmanız gereken tutumlardan biridir. Örneğin, “Komşunun kızı senden yüksek almış.” “Merve gibi disiplinli bir çalışma programı yapmazsan iyi bir yer kazanman mümkün değil.” Genellikle ebeveynler çocuklarına bu durumları yaratarak birtakım olumsuzlukları yansıtıyorlar.

Kaygı yaratan ebeveynlerin diğer bir tutumu ise Fedakarlık: Çocuklarınız için büyük bir sorumluluk haline gelebilir ve kendilerini hep kötü hissederler. Örneğin; ‘ Özel derslerine o kadar para veriyoruz. Okula bu kadar para veriyoruz. Gibi cümleler ‘’ailemi hayal kırıklığına uğratmamalıyım” gibi kaygılarını ortaya çıkarır.

Sınav Sürecinde Ebeveynin Yapması Gerekenler

Çocuklarda yoğun kaygı dönemlerindeki yüksek tepkiler vermeleri meydana gelir. Ebeveynleri olarak bu dönemlerinde anlayışlı, destekleyici ve cesaretlendirici olmaya özen göstermelisiniz. Kaygı bulaşıcıdır. Bu durumda ebeveynler kendi kaygılarınızı çocuğunuza yansıtmadığınızdan emin olmalısınız. Kaygılarını kontrol edebilmeleri için anda kalma çalışmaları yapabilirsiniz. Nefese odaklanma en temel anda kalma tekniğimizdir. 

Destekleyici Olun

Ebeveynler olarak çocuklarınızın sınav sonuçlarının onların değerini belirlemeyeceğini unutmayınız. Ayrıca bunu, çocuklarınıza hissettirip, hatırlatmalısınız. Destekleyici ebeveyn tutumu ‘başarıya götüren aile’ olarak tanımlarız. Takdir, cesaretlendirme, onaylama, olumlu yanlarını parlatma gibi konularda çocuklarınıza desteğinizi yansıtmalısınız.

Anlayışlı Olun

Hepimiz gibi çocuklarımızın da hisleri hakkında konuşmaya ihtiyaçları vardır. Onu anladığınızı hissettirin ve değerli olduklarını hissettirin. Kaygısından uzaklaştırmaya çalışırken diğer yandan hislerini yok saymayın. Duygularını hissetmelerine alanlar tanıyın. Yanında olmaya çalışırken ‘bu kadar kaygılanmamalısın, boşver, takılma’ gibi cümleler, onu yeterince anlamadığınızı hissettirecektir. Bunun yerine çocuğunuzla iş birliği yapabilir, o ders çalışırken kitap okumak, çalışmak gibi aktivitelerde bulunmasına yön verebilirsiniz.

İletişime Dikkat Edin

İletişim bizim beden dilimizden ses tonumuza ve seçtiğimiz kelimelere kadar dikkat etmemiz gerekir. Karşımızdakinin ergenlik ve gençlik döneminde bir birey. Doğru beden dili, samimi ve anlayışlı ses tonu, onu gerçekten anladığınızı hissettirecektir. Unutmamalı ki çocuklar bu dönemde sürekli duydukları öğütlerin tekrarına değil, anlaşılmaya ihtiyaç duyuyorlar Onlara bu dönemlerinde daha sıkı sarılmalısınız.

Bir Ekip Olarak B Planı Hazırlayın

Olası durumları göz önünde bulundurup bunun sonucunda ihtimallerimiz dahilinde bir b planını belirlemeliyiz. Böylece hem çocuğunuzun hem sizin kaygılarınızı daha da rahatlatacaktır. 

Kendinizi İhmal Etmeyin

Yukarıdakiler sadece çocuğunuzun değil, sizlerin de kaygılarınızı yönetmenize yardımcı olacaktır. Hep anlatılan örneklerde olduğu gibi oksijen maskesini önce kendinize takmanız gerekir. Unutmamalıyız ki çocuklar destekleyici ebeveynleri ile kendilerini daha çok güvende hissederler. Ebeveynler kendi kaygılarını yönetecek güce sahip olduklarında çocuklarına rehber olurlar.

 

PSİKOLOG YEKBUN OPAN

Randevu için lütfen arayınız.

0322 402 09 09

0530 832 14 81

bir yorum bırakın